İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

31 Aralık 2013 Salı

Asgari ücret

Belirlenmiş lan, 846 mı ne öyle bir şey, harca harca bitmez, mesela şöyle bir saat alabilirim tek düşündüren seramik oluşu, renk olarak bu matlık arabada hoş duruyor da saat yani, gördüğünüz gibi beynim yandı.


Bu bir milli şaka arkadaşlar, simit yiyin diyen davarların akıl verdiği bir yapıda 846 ₺ye çalışan insanlarımız, hatta çocuk işçiler hatta bugün öldürülmedilerse eğer totalde yıllık 217 kadın cinayeti, zahmet olmasın diye istifa eden bakanlar, tecavüzcüler, ensest sapıklar, hırsızlar, dolandırıcılar, aynı havayı teneffüs ettiğiniz değişik yaşam formları.

Umarım hepiniz layığınızı bulursunuz.

Bunun dışında eve geldim, erken çıktım bugün malum yılbaşı, en büyük başarımı söylüyorum kimseye hediye almadım, hayvani bütçe yaptım, bekle bekle bu hafta kendimi hediyeye boğacağım haftaya da. 

Hepinize benden iyi dilekler. En güzel benim yılım geçsin, en çok ben seveyim daha çok ben sevileyim, başarıdan başarıya koşayım, siz de kıçınızın kaldırın bir şeyler yapın, fark yaratın, iz bırakın, valla. 
Boyundan öpmelik sevgili, hayırlı eş, mübarek gün ve gecelerde ne istiyorsanız ondan, Loto oynuyorsanız ikramiye, şan şöhret, kariyerse kariyer, eğitimse eğitim, olmadı çoluk çombalak, yurtdışı tatilleri, yurtiçi tatilleri, hep tatil, kafa tatili falan. 


Hadi Allah versin, başka kapıya.

Bir de Allah uçak kazası vermesin hacı, ne boktan bir şey bir bilsen, bana hep 13 Nolu koltuk düşüyor çarpma anında ilk 14 mortingen.

I'n memoriam'da büyük harflerle

COCO

şarkıyı canadian tenors söylesin hallelujah isterim, mezar başında hiphop çalacak zaten.



Tırnağım kırıldı yine, acım çok büyük.

30 Aralık 2013 Pazartesi

Gelecekteki Sevgiliye Mektup

Bugün de aramadın aybolmuyor mu?

İlgi, ilgi ve ilgiye çok ihtiyacım olan bir Pazartesi, evet, ağrı kesici mode on.

O dandik koltukta hani ikimizinde yayılamayacağı rahat rahat monoton bir tv gecesinde madem sığınamıyoruz ben dizlerine yatayım. Yılın son için günü özel bir ekşına gerek olmasın, evde pinekleyelim, spor kanallarında gezinirken f1 da takılıp kalalım, şumi ile ilgili görüntüler aksın mesela ben sana 2006'daki yarıştan bahsedeyim. Mesela aslında ikimizde o yarışa gitmişiz ama o sırada birbirimizi tanımıyormuşuz farklı hikayelerin kahramanları farklı planetlerin çocuklarıymışız. Fazla durmayalım o konu üzerinde Massa-Alonso-Şumi diyeyim sonra sen oradan ayrton senna'ya falan getir lafı, eski yarışlar hakkında bişeyler söyle çünkü ben o kadar detaylı hatırlamıyorum sportif faaliyetleri, maç sonuçlarını falan. Yine bir Arap Kadri durumu sözkonusu. Saçma sapan sorular sorayım ve tabii ki Alonso yakışıklı ama senin kadar değil.
Sonra gece rüyamda sarı bir anakondanın salonun ortasında durduğunu ama sonra koltuğun altında ezilerek etkisiz hale geldiğini anlatmaya çalışırken her zaman olduğu gibi kendi rüyanı anlatarak sözümü kes. Bittabi rüya yorumundan anlamadığımız için googlelayalım ve de en saçma sitelerden en saçma yorumları bulalım hatta paralel sayfada rüyada uzay mekiği kurcalamak ne demek başlığı açılsın ve sonrasında konu dağılsın. Saçımı çekme saç öyle sevilmez ve doğru düzgün sarıl lütfen.

Sanırım 1 kadeh sarafin iyi gider, son günü kapatmaya, çok şeye gerek yok, vişneli çikolata must.

Yanyana olduktan sonra pek sorun yaşayacağımızı sanmıyorum.

İyi ki varsın ve benimsin.




Üzme.

2013, İstanbul

Bence 2013 şahane bir yıl siz sıkıcısınız



Öyle geldi, böyle gitti, kara geldi, ilk ünlü öldü bilmem ne geyiği e yetti beaaaaaaa.

Olm mal mısınız? Her yıl biri ölmüyor mu? Ne demiş atalarımız, yatan değil  vadesi yeten ölür, bak beni böyle konuşturuyorsunuz 44 yaşında olduğumu herkes öğrenecek.

2013 şahaneydi, muhteşemdi, horribly fantastik bir yıldı, hem içinde 13 olan bir yıl nasıl kötü olsun.

En güzel yıl benim olsun, en güzel 2014'te benim olsun, en çok beni sevsinler dedim. Gayet güzel bir yıl oldu, daha iyisi beni bekliyor.

Yolo hacı yolo yani


Sevgilim olunca üzerine etiket yapıştırıcam, benim olan benimdir hacı.



Profiterol yedim az sinirliyim hacı, zaten şumi komaya girmiş, snowboard yapıp ayağımı ve kolumu kırma planlarımı askıya alıyorum, komada yaşayamam ben öyle konuşmadan bitki gibi. Komaya girsem sevinir misiniz? Doğru söyleyin bak, ziyaretime falan gelen olur mu? Yoksa splendid isolation falan mı yaşarım, bak o da olabilir, arabesk filminden terkedildim isimli şarkıyı söylerim içimden napim.


Yılın son yazısı falan değil, bir sürü taslak yazım var, geri doğru canlandırınca geride yayınlanacak ahahahaha.

Öperim.


Sen Mordor da yenisin galiba.

İlişki durumu: Canım yanakların tam ısırmalık dobişko olmuş, tombikto olmuş mıncıklayabilir miyim, kış moduna girmişsin, ay ay ay ay. Superhero gibi superhero.

Ruh hali: sevgilim olursa yanaklarını mıncırabilirim nasıl olsa benim olacak.

Always yours,

Coco,



29 Aralık 2013 Pazar

Onun evine küçük nazgûller salın



Ne diyor bu gollum ya? diyenler görüyorum, gollum babandır! Ben bir elf kızıyım bu 1.



Çok sinirlenirsem ama çok sinirlenirsem yani işte yılda 1 kez falan, gözüm bir şey görmüyor işte o zaman "sen kimsin?" Baban nabiyo???..:

Çok sıkıldıysam  bir ilişki için çabalamaktan, adım atmaktan ya da saçlarımdan


Hoşlandığım çocuk( hahahahah) ile aramızda belirsizlik varsa gurur yapıyorsam


Duygularımızı kapatıyor beyin falan bedava


Fındık yediğim günler ve pazartesi sabahları


Duanla mı yaşadım ki bedduanla öliyim? Huh?

Ruh hali: Atatürk hava Limanı'na inmek net köylülüktür. Ayrıca bunları yazarken direktör ekranıma bakıyor, pek bir şey anlayacağını sanmıyorum umarım bir deli olduğumu düşünmüyordur ya da düşünsün bana ne.


İlişki durumu: Ya ben saçlarımı kestirdim senden mi vazgeçemeyeceğim diyerek bayrağa sesleniyor
Gördüğünüz gibi kalbim her zaman ki gibi kırık.

Ülkenin neredeyse g.tünün dibinde, in the middle of No where bir yerde tam böyle yoga patlatmalık, hımmm.Tarçın'ın verdiği ruhani kitabı okuyup bir yandan bir yandan kalbimden söküp atma çalışması yapıyordum, gülme! Hayatına renk katmak için farklı şeyler denemeli insan, be openminded. Reiki yapıp kedi öldüren insanlar varmış.(Tarçın benim jackass'teki tiplere benzediğimi o tür de bir manyaklığa sahip olduğumu düşünüyor, evet bende kendime zarar verecek şeyler yapıyorum, so reckless)
Ayrıca yapacak işim yoktu, dağın başındaydık ve 3G bağlantım kopuktu, belki de sürekli aklıma gelmesi, benim onun aklına gelmemle ilgiliydi, o da beni mi düşünüyordu? Sanmam. 
Oturma kemiklerimin üzerindeydim ve burnumdan nefes alıp dik duruyordum. İçinizden tekrarlayın, çakralarınızı açın, güzellikleri dışarı verin, ismini söyleyin, söylüyorum, onu serbest bırakın ruhunuz özgürleşsin. Tamam ya, tam aydınlanacağım bir gülme bana da geliyor...


Andre(temsili, yoksa benim göbek adım Fatoş onunki de bugünlük Andre) git artık hayatımdan, git, git, git-me dur ne olursun, gitme kal yalan söyledim... :(
Git, o kaşarlarla mı geziyorsun, yeni sevgilimi yaptın, günaydın mı demek istiyorsun çıtırlara, başka kaşar mı buldun, beni unut, kendini daldan dala mı atıyorsun, mokoko mu yapıyorsun ne yapıyorsan yap, bana da açıklama yapma artık...(fak, kendimi bok gibi hissediyorum, mutsuz bir bok)
Değil mi ki beni burada piç gibi ortada bıraktın, sana güle güle, mübarek gün ve gecelerde aramana da gerek yok bence, al nefes verrrrrrrrrrr, huhuuuuuu sanırım bir aydınlanma yaşıyorum, ki bu sıra genelde yanlış aydınlanma yaşıyorum, tanrım bu enlem ve boylama gelmemin nedeni nedir... 
Her şeyin bir sebebi var mı? Yani en kötü günlerimiz belki bu günlerdir falan diyordum, mesafeler bok yesin diyordum, kapris diyordum, geçecek, sonra her şey daha minnoş olacak, zorluklar bitiyor falan, offffff yine toz pembe camlı gözlükleri mi takmıştım... Kendimizi kandırmayalım küçük hanım, o sizi sevmiyor.

İnsanlar birbirlerinin hayatına dokunur,girer, çıkar, kapıyı çarpıp gider, mutlaka benim de birilerinin hayatında fark yarattığım olmuştur, yoksa kimse kötü enerjini bana yönlendirme tüm işlerim ters gidiyor demedi minnoş.

Size halamın 4 defa evlendiğini anlatmış mıydım? Adeta bir Seda Sayan..

Benim sevgili halam çapkın demeyelim ama evliliği seven bir kadındı, ilk kocası tam bir anguttu küçükken uyuz olurdum kendisine, fırça bıyıklı ve siyah beyaz hatırlarım adı Saldıray çocukları olmadığı için saçmalayan bir tipti. 2. Kocası Cengaver enişte, piknik tip bir Türk erkeği, pazar günleri çizgili pijaması ve atleti eksik bir tek, alkolikti, öldü, zavallı halam gencecik yaşında dul kaldı. 3. kocası kendinden gençti, bana çocuk kalbi kitabını alan Salvador enişte, iyiydi hoştu da biraz tuhaf bir adamdı, böyle icatları falan vardı, bir noktada uçtu biraz, çocukların güvenliğinden endişe eden halam boşanmak istedi, ayrıldılar. Sonra saçma sapan olaylar yaşadılar, tartışmalar, kapılarda yatmalar falan derken, bir gün halam çileden çıktı ve sağlam bir beddua etti, bahçede tulumba vardı orada oynarken olan biteni şaşkın bir şekilde izliyorduk. Salvador enişte geri döneceğim bu mesele burada bitmedi diyerek giderken ve parmak sallarken bir yandan, diğer yanda ağlayan halama bakıyordum, onu bu kadar kızgın görmemiştim. 5 dk. sonra acı haberi aldık, enişte bey sokağın başında trafik kazası yapmış, suratı paramparça olmuştu, kaburgaları kırılmış, hatta beyninin bir bölümü hasar görmüştü. Hastaneler bilmem ne derken, halam iyileşene kadar yanında kaldı, yine de boşandılar, yıllar sonra öldüğü haberi geldi. Tello enişte ile huzur evinde tanıştı, hayatlarının son demlerini orada geçirdiler.

İçimizde kötü şeyler tutmayalım, bak o da öldü gitti mesela. O nedenle bu arınma, iyi dilekler falan hazır bu aralar hoca efendinin capsleri de yayınlanırken içim temizlensin istiyordum, atalım sıkıntıları, dertleri, kurtulalım. Halamın bu iğrenç ah etme yeteneği sanmayın ki genetik olarak geçmiyor. Bir defasında bana yalan söyleyip halı saha maçına giden eski sevgilime telefonda "umarım o sevgili ayağına taş değer de halı sahayı o zaman görürsün" dediğimde evine ambulansla dönmüştü( olay tamamen bana yalan söylemesi ile ilgiliydi),  kıvırcık diye bir kız vardı okulda çok neşeli bir şekilde gülerken "bokunda boncuk mu buldun ne gülüyorsun" demişti, Sheldon Cooper gibi bakarak beynini yakmaya çalışmıştım 1 saat sonra arabası takla atmıştı, sadece maddi hasar, bir keresinde nasıl sağlam saçmaladıysam naled olsun!!! Bu aşka dedim, arabayla gidiyorduk sevgilimle, buzlu yolda kayıp kamyonun birine yandan geçirdik sonra da travma geçirdi, sonra bir gün daha başıma ne gelecek dedim ve soyuldum, o nedenle içimde kötü şeyler tutmak istemiyorum ya da düşünmek istemiyorum hacılar, ben beddua etmemeliyim, kapiş. Çünkü ben böyle şeyler yaptığımda korkunç şeyler oluyor. Kamyonun altında kalarak ölmek köylülüktür.



Asıl ben nasıl bir beddua yediysem böyle plaza olmayan saçma yerlerde dolanıyorum.





Ve bu saçma yazıma son verirken bittabi bu konu ile ilgili yazılmış ve söylenmiş gelmiş geçmiş en iyi şarkıyla veda ediyorum sizlere, Bülent Ersoy'un erkek hali de kendini yerlere atıyormuş. Şarkıyı yazan nasıl bir acı yaşamış bilemiyorum ama böğrü yanmış belli.

Geçen yine Mordor'dayız...

Bir kış masalı



Tam da böyle bir sabaha uyanmalık bir sabah, reçel yeriz, üzümlü kek yeriz, sıcak çikolata içeriz hatta çay bile, hıııı elimde çoğoş bir christmas çayı var.

Günaydın, bu sabah yine çok minnoş çok romantiğim, evet romantik bir insanım ben şüpheniz mi var? Seni seviyorum dendiğinde teşekkürler demiş olabilirim, nolmuş.

Öyle bir romantizm ki geçen gün direnişte hani gencin biri kız arkadaşını kucaklamaya çalıştı da kucaklayamadı kızı düşürdü elinden, hatun sinirlendi gitti ahahahahaha suyun kaldırma kuvveti bile o kızı kaldıramaz, ama gencin bu ütopik romantik davranışı 10 üzerinden 5'i hakediyor :)

Tabii ki bugün pazar ve ben çok yorgunum, cumadan bu yana yılı uğurluyoruz, yeni yıla merhaba diyoruz, ayyyyyy ne sinerji ne enerji, hayatımın en boktan meyhane tecrübesini yaşadım. Keşke İsmet Baba'ya gitseydik en azından kafam şişmezdi. Sonra evde devam ettim, ertesi sabah haliyle çok boktan bir şekilde uyandım.

Bazen insan seni seviyorum diyemez niye bu kadar karıştırıyorsun der, bol su iç ilaç içme der midene dokunuyor hassassın der, gerizekalı mısın kas gevşetici ile alkol alınmaz der mesela.



Sonra dedim ki ne kahvesi devam, kitap falan okudum ya, güzel bir uyuşukluk sonrasında dilim şişti sanırım, yanaklarım da uyuştu, ve yine çok neşeli bir şekilde şarkı söyleyip gülmeye başladım, asmalarda üzüm yosmalarda gözün! Biraz daha büyü de çapkınlıkta bıy bıyyy, çapkın erkek sevmem hacı, tiksinirim! en sevdiğim koltukta uyumuşum.

Telefonun sesine uyandım, yılın sonu gelirken Akbank personeli yine Coco hanım Allah korusun bir kanser olsanız, bir ölseniz, başınıza bir şey gelse özel sağlık sigortanız var mı isimli çalışmasıyla uykumu böldü, ben ses nedeni ile falan uyanınca çok sinirli oluyorum, nadiren sevdiğim biri olunca efendim canım derim, karşımdaki yetkiliye içimden Emma thompson yapmak geldi. Şekerim diye lafa girip " i have stage 4 metastatic overian cancer, there is No stage 5" dedim. Oooo shit dedi telefonu kapattı, sanırım bundan sonra aramaz, sağlık sigortası yapıldığında o yıl çıkan yeni hastalıklarınız bir sonraki poliçede kapsam dışı bırakılabilir, diyabet, kanser, artrit, ms gibi teşhiş konulduğundasempatik sigorta temsilcileri tavırlarını değiştirir, hele çağrı merkezindekiler falan poffffff, neyse yine şahane bir pazar yazısı oldu, beyin hücrelerim yerinde.
Filmi merak edenler için hbo-Wit, 2001, Dr rolünde Dr. Emmet Brown var :)

Yılın son pazar günü böyle şeyler konuşmayalım deyip klişemi ben de yapayım.

Şahane bir pazar kahvaltısı olsun, kar temalı yımşak şarkılar eşliğinde, keyifli ve de huzurlu, sevdiğinizle birlikte.

Mesela Nilüfer-kar taneleri
Mesela Adamo-her yerde kar var
Mesela Sting-until
Mesela the Beatles- i wanna hold your hand
Mesela mfö-ele güne karşı
Mesela nick cave&kylie minokü-where the wild roses grow
Mesela Andrea Bocelli-Nessun Dorma gerçi ben Luciano Pavarotti tercih ederim ama Şubat'ta geliyormuş kıçımı kaldırmaya üşenmezsem konsere gitmeyi oldukça istiyorum.

Evet, bu yazı bitsin de gidip 3 badem 7 ceviz yiyeyim. Sistemim arınsın, tanrım neden bu kadar ergenim?

Love,

Coco

28 Aralık 2013 Cumartesi

Kpi'larınız hazır mı anam?

Canım, yılın sonu geldi, kendime keypiay belirliyorum ayağına önümüzdeki yılın wishlist ve Aralık ayına kadar başarmalıyım dediğimiz noktaları listeyelim, evet evet Plaza'da böyle şeylere de kpi diyoruz.


  • Yeni bir dil öğreneceğim,
  • Gelişmesi gereken alanlarımdan duygusal boyutta olan var hani yönetsel kararlar ile ilgili onu törpüleyeceğim,
  • Danışmanlık vs. Free stayla
  • Evropa'da assessor training falan şekil yapabilirim, gördüğün gibi bir belirsizlik var çünkü burada beklediğim başka bir poroğram var,
  • Öyle işte workshoplara falan katılacağım Hindistan'a gitmeden 3 saatte Hindistan'a gitmiş gibi yapma workshopı mesela, para bok zaten,
  • 1 konferansa konuşmacı olarak katılacağım, bu nokta biraz şey katılıyorum ama :)
  • 2 yeni ülke ziyaret edeceğim bunlardan biri kuzey Irak olmayacak,
  • Yeni bir programa yazılacağım,
  • Yılsonunda istediğim gibi gitmezse her şey yöneticilik ve eğitim alanında aksiyon alacağım, aslına bakarsan yöneticilik mi liderlik mi kısmını ağır sorguluyoruz bu ara,
  • Dans kursu vardı,
  • Bunun dışında daha fit olmak adına 5 millor kilo daha vereceğim,
  • Gardrobumu yenileyeceğim böyle minnoş minnoş elbiseler prenses topuzları falan, ay ensemde ben varmış benim,




  • Araba alacağım ve kaza yapacağım,
  • Yeni bir tv alacağım ama şu el sallananlardan değil acayip rahatsızlık veriyor o sensörlerin her boku algılaması,
  • Snowboard yaparken ayağımı kıracağım,
  • Şu izleyemediğim filmleri izleyeceğim, şu eski albümlerden bir kaç tane daha alacağım
  • Poffffff stratejik falan şeyler işte doğru yerde doğru şeyi söyleme ve bilgiyi paylaşma, pin kodu 9 falan,

  • Hııı bir de evlenmeye karar verdim hacı, bence ben de evlenmeliyim, bi' denemek lazım, tabii bunun öncesinde beni sevecek biri gerekiyor. Gördüğünüz gibi yine şahane kararlar aldım, zeka fışkırıyor.




Likörlü çikolata ile sarhoş olan kahramanınız,

Coco


Plaza dili ve edebiyatı

Apple to Apple: yani diyor ki tabletin Apple ise telefonun da Apple olsun ya da değerler aynı cins diyor net ise net brüt ise brüt

Hand zone gidelim: yani diyor ki şirketin basketbol takımının maçı var seyirci olarak gel

Hand out: Eller dışarı!!!! Pılisss

Anlattığı reasona bakalım: nedir bu çektiğim senden gönül derdin hiç bitmiyor temalı bir cikleme




Efsaneler ölmez, sadece çürür

Bak yıldızlar hala parıldıyor,

Bugün benim için çok değerli olan 2 dostum ile birlikteydim, sabah sabah sabahın köründe Boğaz'da uzun bir kahvaltı yaptık, konuştuk, tartıştık, güzel güzel yemek yiyip bol bol coştuk. Insanın saçmalayabileceği ve bunun için hesap vermek zorunda olmadığı birileri olmalı hayatında.

Neden? Demiyorlar mesela, ne yapalım, nasıl daha iyi yapabiliriz, neyi değiştirebilirize odaklı yaşamaktan bahsediyorum. Hatalarımız bizim için çok değerli, biz çok değerliyiz. Kuruçeşme'de yürüdük, parkın birinde benekli hindi desen değil tavuk desen hiç değil hayvanları kuçu kuçu bili bili diye çağırdık bizi sallamadılar. Oradan Ortaköy e geçtik hobbitler gibi yiyip 1 yıl sonra ne olacağını konuştuk, Küba tatil planı yaptık, olmadı en kötü şu eşşekli adalar falan, kimi götürsek, Coco sen şimdi yanında birini getirir misin? Arman ne yapsın Yunan birini mi bulsun, kvırcık ve future planları olaylar olaylar.


Dostum senin derdin nedir? Neden enerji süngerisin? Toparlan kendine gel. Sırf seni dinliyor diye insanların hayatlarından çalamazsın...

Ortaköy'den Beşiktaş'a yine yürüdük, ne olacak? dedi Arman, adım atacak dedim, zaten tamamen o olaya endekslemiştim, olmaz ise tamamen sona erecekti, haklıyım hacı dedim, haklıyım, haklısın dedi :) Entersandır onlar kaldı hayatımda superhero gitti, ne acıklı.

Girişimci olmaz benden hacı dedim, o enerji yok, yani potansiyel var ama çok komformist bir tipim, büyüyünce her şeyi asistanı yapan, havalı ve saçları beyaz Miranda Priestly olacağım. 

27 Aralık 2013 Cuma

İş kazası





Türkiye'de her 6 saatte 1 kişi ölüyor( iş kazası yüzünden evlat),
Taşeron'da çalışan işçi için, ana şirket hukuken sorumludur ayrıca imaj olarak da sorumludur ve hatta bordrosu taşeronda olmasına rağmen hayvani kötü reklam maliyeti boyutu var, outsource ettiğiniz eleman düşük maliyet olarak görülürken böyle de olabilir yani.

Mesela;
Japon yapıştırıcının göze kaçması, iş kazası
Haddehanede halat kopması nedeni ile İskenderun'da bir adamdan geriye sadece kafa ve kollar kaldı, şu sıvı halde akışkan hani çok dereceli şeylerden bahsediyorum, adam yandı eridi ve öldü, bu bir iş kazası, ölümlü kaza,
Kask takmadınız, kafanıza bir şey düştü yaralandınız iş kazası beyin bedava hacı, safety önemli,
Serviste başınıza bir şey geldi, iş kazası zira servis de olsa orası işyeri moruk, hatta taksi hatta transfer aracı işte bunlar hep iş kazası,
Fotokopi makinesine eliniz sıkıştı denyosunuz mesela, iş kazası,
Kafanıza tavandaki panel düştü, hem fiziki hem psikolojik etkilendiniz çünkü depremi kötü bir tecrübe olarak yaşadınız mesela hop iş kazası,
Emzirirken evde başına bir şey gelse kadın çalışanınızın, bu da bir iş kazası,

Ama işyerinde kalp krizi geçirdiniz, bak bu değil, bununla ilgili yasa da oturmayan şeyler varmış...







Really?

2014 planlarınız hazır mı sevgilim? İhtiyacınız olur. Coca Cola'nın ve diğer bir kaç markanın bu isim yazma hadisesini aklım almıyor, bana bir şey ifade etmiyor bunun yanında beyonce yeni albümüne hiç tanıtım yapmadan full kliple çıkarak bilinen bütün pazarlama ve reklam faaliyetlerini skip attı.

İsmim yazılmış kola kutusuyla geldiğinizde görüşürüz pampa.
Coco inka dilinde şans demek,hııııı çok. Şansın bol olsun hande yener şarkısı aynı zamanda. En güzel 2014 benim olsun, en güzel 2013 benim olduğu gibi ben bu yılı çok sevdim.


24 Aralık 2013 Salı

Uçmaktan gözlerim acıyor

Bunu yazan Coco kör oldu.
Coco, Coco çok üzülüyor 
Coco! Coco çok üzülüyor, önemli olan oyun oynamak 
haydi Coco toplantına bak 

Bence gayet güzel oldu belki de bunun için bir vine çekmeli, şışşş siz hiç koruma ile gezdiniz mi?

İşte böyle soğuk yerlere gelince ne biliyim pastırma, pekmez, kaymak bal falan yiyor insan, üşüyen arkadaş arkadaşınızla bal yesin mi? Leş bir sabah girişi oldu yine. Birazdan yola çıkıyoruz, buradan sonrası atlarla devam, oraya giden bir daha dönmemiş. Başıma bir şey gelirse şirketten alacağınız tazminatla Coco hr Awards tarzı bir şey yapın, Ocak ayının malum gününde olsun, güzel bir salut olsun.

So long paçozlar da farewell mi demeliydim?


22 Aralık 2013 Pazar

Enjoy the silenzio




Diyor ki, alırım senden tüm yetkimi No more C for U


all i ever wanted
all i ever needed
is here in my arms
words are very unnecessary
they can only do harm


Günaydın değil, gidin buradan


Böyle bir yerde uyanmalık bir sabah, günaydın canım.



Gün aymasın, uyuyum ya biraz daha uyuyum N'olur, çok uykum var...

Ani gelişen bir migren atağı sonrasında kamyon çarpmış, fil tepmiş, kalbimin üzerine hipopotam oturmuş gibiyim, ayılmak zaman alıyor. Zaman yetmiyor. Hatırlarsın özledim diyebilmek için(ki onu bile başaramamıştım) tam tur denemem olmuştu ne kadar sarhoş olabilirim ona benzer bir şey yaptım, bu kez yediğim haltı unutayım diye sanırım Allah belamı verdi.

Rüyamda sörf tahtası üzerinde kaplumbağa duruşumu almışım, böyle deniz, mavilik, derinlik falan ne değişik ne güzel bir rüyaydı, anlayamadım yine..

Valizimi boşalttım, yeni çantamı yerleştirdim, çok acıktım ben.

Küçük bir kahvaltı? No bu hafta çok patates yedim bugün olmaz. Kahvaltıyı ben hazırlarım, karma sen de göl evini hazırla.


Hepsini yedin mi diyen varsa saçmalama tabii ki yedim, boru değil -16, ayı gibi yedim, öküz gibi yedim, hepsi yarım kaldı :/

Sonra da belki böyle bir yer, gözlük falan takarım, boynuzlu polar şapkalar, yuvarlanırım topalak olurum. Evet stabil  olmayan ruh halim ve bitmek bilmeyen isteklerim, sen Coco'sun büyük düşün. İste ve senin olsun.



Çok şey istiyorum günlük, istediğimi alırım, fırk.




Ağız üstü mızırdanacağım akşama kadar, sonra da istemeye istemeye maniküre gideceğim, hayatıma heyecan katmak için solaryuma girebilirim. Zalimsin Winter.

Zorunlu edit: Sonra dedim ki haftasonu oraya geliyorum ve bu saçmalık sona eriyor, muhteşem bir haftasonu geçiriyoruz! Giderek normalleşiyor her şey.(Uyandım ve salyamı sildim) 
kuaföre diye çıktım, sonra eski şirketin servisinin aldığı yere kadar yürüdüm, yaklaşık yarım saat servis bekledim anlamsızca, neredeyse Murat bey'i arıyordum-neticem dondu, sonra dank etti, bugün pazar, ben orada çalışmıyorum, akşama kadar yattım, aslında kuaföre diye evden çıktım, olaylar olaylar... Siz ne kadar dalgın olabiliyorsunuz, ne kadar kayıyor şirazeniz, bir benim başıma mı geliyor böyle şeyler, bir benim mi dünyam karman çorman ve alt üst olmuş! Fak! Zaten burnum kombiye girdi..




21 Aralık 2013 Cumartesi

Yeni Yıl Partisi- Yılsonu Balosu Halleri

Kültür

İnsanları denemeyi sevmem, 15 yaşında falandım, daha önce de anlattım ben çok hasta olurdum, yine böyle öksürüklü tıksırıklı bir günde tarih hocamız, kendisi acayip değişik bir kadındı hikayeci tarih konusunda bir fenomen ve sürekli siyah/kırmızı kombinler yapar ve kırmızı ruj sürerdi, kırmızı oje default. "Coco, yavrum bir boğaz kültürü mü yaptırsan acaba?" dedi, peki örtmenim dedim, işte bizimkiler beni yine hastaneye götürdüler ıvır zıvır, gel zaman git zaman birine boğaz kültürü nedir diye sordum, o da boğazdaki güzellikler, tarihi yapılar falan dedi, işte o günden sonra bir daha öyle bir şey yapmadım, kendimden tiksindim.


Kültür

Tebaa tarafından anlaşılamamanın tavan yaptığı saatlerdeyiz, halbuki serbest çağrışımı en iyi "O" anlardı...

Serbest çağrışım: kültür, sanat tarihi, mantar, pizza, porçini, risotto, kültür mantarı, kültür, laboratuvar, gelenek, amfora, şarap kültürü, degüstasyon, organizasyon kültürü hah, evet...


İşte buradan şimdi organizasyon kültürleri üzerinde konuşabilirim artık. Asansöre ittirerek binme, günaydın, iyi çalışmalar, asansör cümleleri, asansörde osurma, asansörde üreme, somurtan çalışma arkadaşları, neşeli ikcılar, süslüler, yarı tanrılar, satışçılar, teknik ekip, dedikoducular, köle bakış açısı, oryantalist düşünenler, modern organizasyon yapıları matrix yapı falan, isimle hitap etme bak bu en sevdiğim hello Kevin, 0 ego mümkün değil tabi, ama algı açık sema açık be openminded ve tabii bu uzun cümleyi mutlu olduğunuz işi yapın diyerek bitiriyorum.

Yeni yılı karşılıyoruz

Yıldız tarihi çok gerilerde 20212474638392726352

Noel ağaçlarımız hazır, yılbaşı çekilişi yapıldı ve son olarak bittabi Yılsonu Balosu mmmmm böyle otelde yapılanından hani 2500 kişi 5-6-7 yıldızlı oteli kapattığımız bir organizasyon( o zaman küçük bir yapıda çalışıyordum, neyse) evet bir çok ilişkinin temeli o gün atıldı, bir sürü bebek oldu o gece...


Satış müdürü Area Manager'a, Grup Müdürü kurumsal ilişkiler asistanına, Satın Alma'nın ekip lideri finansal işlerdeki ekip liderine(bunlar aynı cins sakallıların öpüşmesi fikri ewww)...


*öndeki yalnız sap ben(temsili)


Evet canım yine bir sex and the city bölümü ile karşınızdayım, öyle bir şirkette çalışıyordum ki herkes herkese aşçı uşağa, uşak bahçıvana sonra hepsi sekretere. 
Bu tip organizasyonlarda hava limanında buluşulur, tanıdık simalarla şirket dışındaki garip ilişkiler devreye girer, öpüşülür, sarılınır, tanıdık simalar yeni dostluklar falan... Uçaklar sizin için kalkar ve iner, yani o anda mesela uçak düşse falan hop 200 kişi kayıp, al sana 200 açık pozisyon, haşırt ik'nın iş yükü arttı mı ... Oooo shine shine like the starz shine is so braytttt

Neyse işte güneyde bir yerdeyiz sen de Antalya ben diyeyim Kıbrıs bence en güzeli Adam&Eve bu tip organik bağların güçlendiği özel günler için konsept otel bulmalı(gördüğünüz gibi şuurumu kaybettim).  Neyse gittik işte, sorunsuz yolculuk, bol geyik, yerleştim odama, akşama doğru bir sunum var, işte GM konuşması, ödüller, tüm yılın koca bir değerlendirilmesi, hop bir sonraki yıla ne yapıyoruz falan... Akşam yemek, ünlü bir şarkıcının korkunç performansı, sonra sabaha kadar alkol ve kendini kaybetme, owwww yeaaa. 

İşte şirket kültürü, hani işe alımcılar, adayı iş görüşmesinde şirket kültürüne uygun mu diye değerlendiriyor ya, bak işte o ne işe yarıyor onu anlatacağım. Öyle adamları işe al ki, bu tip organizasyona gidince hayvan gibi içip kızlardan birinin odasının kapısına dayanmasın, hatta öyle ki "ya kızım ANLASANA çok ihtiyacım var, aç kapıyı" diye böğürmesin, kız korkup telefon etsin beni kurtarın diye güvenlik çağırılmasın, o arada kızın yöneticileri koşarak gelip kapıdaki salağı indirmesin, bu bir krize dönüşmesin, sonra elemanı kınayarak şirketten dehleme. Hollaleyyyy.

Ertesi gün mesela sabah 6'ya dönüş olduğunda shuttle kaçıranlan, uçağı kaçıranlar, ayılamayan sarhoş tipler, motivasyondan yıpranmış bedenler, yeni yıla hazır ekip arkadaşları falan :) koşa koşa eve gitmiştim ben, allam demiştim sen beni koru aklımı koru bu insanlar nasıl insanlar, şaka lan şaka, gayet doğal karşılamıştım, ne kınaması malzeme çıktı köfteler fena mı, yıllar sonra kulaklarını çınlatıyorum...eve geldiğimde benim de kafam güzeldi yorgundum, uyudum, Pazartesi günü olan eğitime hazırladım kafa olarak kendimi, diyorum size işyerinden biri ile bir şey yaşamak mmmm No bana göre değil.



Ve pazartesi günü ay ne eğlendik, ne şahaneydi, x bey ne şahane konuştu, x hanım ne yapmış duydunuz mu gibi şahane haber koridorlarda dolanmaya başlar, ilk bir hafta etkisi devam eder, yeni yılın gelmesi ile ilerleyen dönemlerde bir atıf noktası bir çıpa olur bu durum ve terfi dönemi geldiğinden o karanlık geceden arta kalanlar konuşulur kıyıda köşede... Bence de otelcilik bomba bir iş, hatta biri çıkıp yazsa maceralarını da okusak, hizmet sektörü!!! Bana da çok güzel bir bileklik hediye edilmişti.



Günün hediyesi: saat, ince kordonu olan çok zarif bir saat evet.
Loop şarkısı: ağlamam zaman aldı-model

Entellektüel düzeyde yeni yıla hazır kahramanınız, evet evet cuma günü party var ve hazırlıklıyım,


Coco

20 Aralık 2013 Cuma

Ses tonu-etkili konuşma teknikleri falan

Etkıli Hitabet Dersleri...

Davudi ses tonu falan ya biliyorsun Agah Hun falan bunlar önemli, dublaj da candır Sungun Babacan, Müge Oruçkaptan, Sezai Aydın, Jeyan Mahfi Ayral Tözüm, Yekta Kopan, Alev Sezer... Yani diyorum ki kulaklarım bayram ediyor.

İlk 500 de neredeyiz?
İlk 10un içerisindeyiz mesela sunumda bunu kullanabiliriz..
Uyku sersemi açtım gözlerimi kemer taktığımın farkında değilim "neredeyim, nereye götürüyorsunuz beni??"diye zıpladım. Bazen çok salağım.

41000 feetteyiz, pilot her zaman ki gibi saçma bir tonda konuşuyor, ses tonu etkileyici olan insanlar var U know. Hadi zamanda geriye gidelim. Ev tutmam gerekiyordu bir dönem, dayım var benim o yardımcı olacak bir arkadaşını araya soktu. Telefon numarasını verdi bana, adamın adı Ahmet, ben bundan 13 yaş daha gencim, üniversitede öğrenciyim ve bir sevgilim var, biliyorsunuz, tanıyorsunuz, Sonny. Adam bildiğin ağır abi bir adammış dayım da oldukça minnoş! bir Beylikdüzü insanı, çok uzakta oturuyor yeaaa. Neyse "bu numarayı ara, adımı ver" dedi, "peki dayı bey" dedim.





Arıyor...
Ahmet Bey

-Alo
-....
-Alo
-.... (Yutkunma anı)

Oha tutulmuştum, inme inmişti, ahahahahah ne saçmalık değil mi, hayatımda böyle bir ses duymamıştım, aman tanrım o nasıl bir ton, transa girmiş bir haldeydim, adam Coco öl dese gidip kendimi en yakın uçurumdan atacaktım. Adam Hasan Sabbah olsa ben fedaisi olurdum, adam parti lideri olsa onu dinlemeye giderdim hem de meydana(bu tip hareketlerin benim için gerçekleşme durumu imkansıza yakın bu şekilde hayal etmeni istiyorum), adam bu ürünün satışı yapılacak falan dese onu bile yapardım, sanırım olay kulaklarımla ilgiliydi, kulaklarım bayram ediyordu hacı, bkz: orgazm ve kulak ilişkisi, bir sözlük başlığıdır ya aklınıza kötü şeyler getirmeyin hemen, orgazmdan daha keyifli anlar diye aratın çıkan entryler pek şahane.


Neyse işte sonunda Alö diyebildim, merhaba, ben Coco, dayım telefon numaranızı paylaştı bıdı bıdı..
-Aaaahhh hımmm evet
Sanırım kalp krizi geçireceğim
-4 odalı bir ev var, yalnız mı kalacaksın?
Evet
-Biraz büyük gelmez mi 
Yooo(ya yoook)
-Ok adresi not edebiliyor musun, eşya lazım mı ya da eşyalı bir ev bakalım istersen?
Piki, 
-Ben onları bilgilendireceğim, bir sorun olursa hemen bana haber ver
Tımam( sanırım içimin yağları erimişti)

Verdiği adrese gittim, ev şahane, mutfak dana gibi, odalarda at koşturabilmek mümkün e zaten yalnız yaşayan biri için 4 oda anca yeter. Evren boşlukları doldurur hacı, evren boşluk sevmez, şimdiki zamanda eviniz sıkış tıkış ise atın fazlalıklarınızı, yüklerinizden kurtulun, yeni alanlar yaratın, insanlarla sevginizi paylaşın, veren el alan elden üstündür. Hayatınızda yer açın insanlara, seviyorsanız gidip koklayarak öpün tamam mı, gereksiz yere trip yapmayın, üzmeyin, zamanı boşa harcamayın, sınırlarınızdan kurtulun, ben kurtulmadım, çok şey kaybettim. Hadi ayaküstü size kişisel gelişim, öğreti falan kaktırdım, bu iyiliğimi unutmayın.


Bir gün yemek yiyoruz, Ahmet Bey yine aradı, hipnozlu gibi açtım konuştum, telefonu kapadığımda Salak Salak sırıtıyordum, Sonny sordu ne oldu diye, heaaa yok bir şey yeaaa dedim, şimdi bunu sana anlatıp bu güzel anı mahvedemem, bana özel kalmalı, tamam ev olmuş dedim. Benim bu masum küçük hikayem burada bitiyor hacı Ahmet Bey'i bir kez teşekkür etmek için aradım, yıllar sonra da telefon listesini temizlerken hatırladım, sildim numeroyu. Ateş'in de sesi muazzamdı, ve kullanırdı bunu insanları etkilemek için. Ama Suat Kılıç çok komik bence fazla kasıyor.

Benim sesim şahane biliyorsunuz zaten, muhteşem şarkılar söylüyorum, bana yetiyor yani. Sesinizi iyi kullanın(dünyanın en gerizekalı tavsiyesini verdim) konuşma yaparken ne bileyim toplantıda falan sizi bir adım ileriye taşır, davudi tonda olması ya da elliot Spencer ;p gibi husky voice olması fena değildir. Işıldayın paçozlar, benim de mülakat sesim ile tikky sesim arasında dağlar kadar fark var.



İlişki durumu: Yokluğun cehennemin öbür adıdır, üşüyorum kapama gözlerini. 

Mezzo sopranonuz,

Mademoiselle Coco













19 Aralık 2013 Perşembe

1 kadın 1 erkek ve güzel giden şeyleri bok etmek üzerine güzelleme

Kızlar, toplanın bir şey anlatacağım.

Böyle minnoş minnoş takılıp yeri geldiğinde affetmeden laf sokuyorum ya işte o günlerden biri, burada zıp zıp yapacağım şimdi.

Ofis arkadaşlarımdan biri as usual 1.80 bir sarışın, tarihin her döneminde böyle bir arkadaşım olmuştur, genelde de uzunlarla iyi de anlaşırım, neyse sevgilisi ile sorun yaşamış, adam annesini arıyormuş her akşam ama "anam, garip anam, çilekeş anam" demeden uyumuyormuş, freudyen bir gönderme yaptık konuşma arasında, ödipus sonra jung falan derken...bir gece uyanıyor ansızın adam "aman tanrım annemi rüyamda gördüm" diyor, hemen aramalıyım, arıyor bıdı bıdı bıdı bıdı.. Evet ana kuzuları erkekler ve bağımsızlık, ikili ilişkiler üzerine cikleyeceğimi sanıyorsunuz lakin hayır yazdım bitti.

  1. Bir adam size çirkinsin diyorsa kaçın,
  2. Çok aşığın var diyorsa kaçın,
  3. Bravo diyorsa başarınızı kıskanıyorsa kaçın,
  4. Çiçek göndermiyorsa, haftada 1 kez arıyorsa kaçın, cimridir,
  5. Paradan bahsediyorsa, bütçesi sarsılmışsa kaçın/kendini gerçekleştiren kelle avcısı olmayan bir rol modelden bahsediyorum burada,
  6. Fb profilinde sizinle ilişkisi var'ı evliye çeviriyorsa,
  7. Tüm hesaplarınızdan bir stalker gibi izliyorsa,
  8. Laf sokuyorsa mesela sm üzerinden,
  9. Size ilgi göstermeyip kaşarlarla ilgileniyorsa,
  10. Ya da f.ck buddysinden bahsediyorsa, burada yazar aktif bir cinsel hayatınız olmadığı tezi üzerinden hareket ediyor, bi' ekşın yapmayacağız gibi cümleler kurulmuş mesela diyelim,
  11. Yürürken elinizi tutmuyorsa,
  12. Arkadaş listenize musallat olduysa kaçın,
  13. İlgilenmiyorsa falan,
  14. Biseksüel ise kaçın üzeri kaçın,
  15. Bile isteye kalbinizi kırıyorsa, kaçın
  16. Sürekli eski sevgilisinden/nişanlısından bahsediyorsa, olm hiç bir kadın eski sevgili hikayesinden hoşlanmaz, tamam yaralısınız falan da taktik yapmıyorsa eğer cidden ilgilenmez lan, tek odak kendisi olsun ister, gerizekalı mısınız?
  17. Bu noktada ama sen anlatıyorsun diyene, ama minnoş burası benim blogum, okumayabilirsin diyorum,
  18. Konu belirlemenizi istiyorsa, kaprisliyse, kaçın, 
  19. Kökeninize laf edebilecek kadar şuursuz ve ırkçı ve kişiliksiz ise,
  20. Size, sizinle birlikteyken geçirdiği güzel an'a odaklanmayıp bok ediyorsa,
  21. Canınızı sıkıyorsa,
  22. O ilişkiye değer vermiyorsa,
  23. Kızım diyorsa, kaçın,
  24. Sizi sevmiyorsa kaçın,
  25. O kapıdan bir kez çıksın, kaçın
  26. Kıskanmıyorsa annesi ile altın gününe gitsin kaçın, benim olan benimdir hacı bu konuda çok net bir tavrım var, arz ederim.

Run Forrest run!!!!!

Sen çok prensessin yeaaaa diyorsa ağzının üzerine terlik fırlatın kaçın, öyle sarı pis tuvalet terliği ya da kaşığın tersiyle vurun sonra mor çatıya falan sığınsın işte...

Ve elbette ben sana daha laf sokmaya başlamadım bile minnoş derim kafam şu anda o kadar güzel, Urfa'nın etrafı gerçekten dumanlı dağlar.

Ve elbette aklı başında olan bir sevgili bu tür bir yazıyı okuduğunda "Coco, love, sen yine rüyanda ne saçma bir şey gördün, bana mı kızdın ya da kızdırdım mı ruhum, canımmmmm " falan der.



Bunları yapmıyorsa zaten sağlıklı bir ilişkiniz vardır hacı, her şey güzel gider, evlenirsiniz belki kabul edersin, saçlar ve gözlük bana benzer, burun ve dudaklar ona benzer şahane bir çocuk yaparız, bu dünyaya benden bir parça gelmesinden daha harikulade ne olabilir.

Kız olursa adı hüdaverdi olur, erkek olursa yaşanmışlık, ohhhhhhh mis. Eğer boşanırsak falan çocuğu ben alırım, göstermem falan, zaten kız olacak. Hüdaverdi ile süper hayatımıza devam edeceğiz, üstünzekalı çocuğumu alıp patates baskısı falan yapacağım, o da benim gibi 2 aylıkken konuşmaya başlayacak, zaten onu süper marketten hazır alacağım, evet. Bir xy'ye bakar hacı.



Kendime notlar


Ölmek madencilerin kaderinde var


Acı mizah, kara mizah değil mavi yaka, insan olduğundan utanmak falan... Arkadaşlar gerçekten biz şimdi ne cumhuriyetiyiz?


18 Aralık 2013 Çarşamba

Coco! Her nerede yaşanılıyor ve yaşatıyorsan

Checkındrılist hacı yılda 2-3 kez yayınlıyorum, çok heyecanlı bir hayatım yok bu ara, şemmammenin icad edildiği yerlere falan gidip geliyorum, az uyuyorum, çok konuşuyorum...

Affffra tafffffraaaa, Allah'ını seven üzerime Outliers atsın 3 senedir okuyacağım bulamadım, e-kitap sıkıcı, aman beaaaa( sen de oku canım, seversin, değişik).




İlişki durumu: 2039'da emekli olacağım sen düşün artık

16 Aralık 2013 Pazartesi

Somewhere over the rainbow

İsrael kamakawiwo dinleyelim mi bu sabah blög, bazı şeyler düzgün gitsin.
Kabus gördüm bu sabah, çok içli içli uyandım, böyle nefes almada zorlanmalı, gözler dolu dolu, boğaz düğümlenmiş bir halde, neredeyse telefon ediyordum gecenin 4'ünde...





Mesela bugün 695 tane fav yaptım.

Ruh hali: Kıyıya vuran bir dalga, coşkun bir şelale ya da sakin bir bir su birikintisi gibi davranabilirim, ama bugün canım bir yağmur damlası olmak istiyor.

Salı bence de sallanıyor.


Çok pis dalasım var

Kimse bir şeyi hak etmez, ben böyle cümleler kurmam, müstehak falan...


Ne garip değil mi,herkesle konuşuyorsun ama onunla olduğu gibi değil, ona anlattığın gibi değil aradığın bir şeyler var, eksik bir şeyler var. Çok pis kandırıldım olm, öyle böyle değil...

Bir de minnoşluklar falan. Fak. Hem de bir 4 harfli için.

I'm back  in town

Kendime notlar

Ama mutluyum herkes bilsin temalı
Yok ya bu kez mutlu insanlarla çalışıyorum siz hiç mutlu personelci gördünüz mü, ben gördüm,
Peki ya idari işlerci? Dünyanın en kısa fıkrasını anlattım size :)
Adaylar bile mutlu lan, tahtaya vuruyorum.



Asansörde ayının biri üzerime çıktı bugün, elinde kalp çarpar beyin böler kitabı, bu adam okuyorsa ben okumamalıyım dedim, çok saçma oldu yine.




15 Aralık 2013 Pazar

Twitter'ın 40 yaş üstü ve üst düzey yönetici ile imtihanı

Bittabi bu yazının hinterlandı Türkiye.

Şimdi şöyle başlayayım çok fazla y kuşağı hede hödö dendi bu ara, ben de y kuşağıyım, ihtilal görmemiş bir nesildenim, küçükken siyah beyaz televizyon vardı evde, sonra renkli tv, kumandalılar, telsiz telefon, nintendo oyuncaklar, cd çalar, cep telefonu, laptop, digital fırın, LCD tv, DVD, Apple ürünleri tablet falan işte, mini teknoloji sıralaması yaptım sizin için. Bi dakka uçan helikopteri unuttum.

Teknolojiye hakim olanların dışında bir de sonradan alışan yakın çevremiz diyeyim özet ya da yöneticiler. Akrabaların fb'a gelmeleri sınırlı profil çözümleri sonrasında yavaştan Twitter'ı keşfetmeleri önceleri pek sıcak bakmamaları sonra eli mecbur hesap almaları falan...
Profesyonel dünyanın insanı daha sterildir, hijyen şeyler paylaşır, etliye sütlüye pek karışmaz, dokundurur ama minnoş bir şekilde dokundurur, geniş zamanda konuşur, tespit kasar, öyle olması böyle olarak konjonktürde şunu yapacağa benzer, bunun ayak sesleri geliyor gibi falan yani buradan bakıldığında o kadar saçma gözüküyor.
****
Burada şunu da söylemek isterim arkadaşlarımın hemen hepsi bir app sayesinde çizgi film karakterine dönüştü, tamam kafamda zaten herkes çizgi karakter gibi ama tuhaf oldu, tayrayn kendilerine pek benzemeyen çizgi hallerle doldu, demek ki çizgi roman hali olsa neler olur.
****
Aktif bir sosyal medya ürünü kullanıcısı değilseniz mesela sözlükte 6 ay önce konuşulmuş bitmiş bir mevzuyu yeni duyan/gören iş arkadaşınızın coşkusunu paylaşabilirsiniz ama öyleyseniz içinizden "biz onu tükettik yeaaaa" geçer, hımm yeni görüyorsun galiba falan derim ben genelde.

Mesela Pazartesi günü iyi haftalar mailcileri vardır, çiçekler, kutlama kartları, köpek resimleri/fotoları kolaj çalışmalar yollarlar. Bizim eski ceo'nun asistanı özlü hikaye yollardı her Pazartesi bir tutam özlü hikaye konulu. Ben genelde bobiler.örg u kullanırdım, sözlükte zaten antin kuntin ne kadar başlık varsa ona göre içerik üretebilirsin. Pazartesi hemen herkes diyeyim sendromludur, haftasonu ne yaptın şekerim konuşmaları, toplantılar derken salı rahatlanır, ay bunu okuyun çok komik tarzında mailler dönmeye başlar, paşabahçe de gördüm çık bışırılı fotoları, yaz ayı ise trendyol'dan yanları fırfırlı bikini fotoları...

Mesela yönetici satış kökenli ise whatsapp'ta durumu satış-motivasyon karışımı içerikli olur, arkadaşlar Afrika'da her sabah uyanan bir Aslan var ya, hah işte o size girsin falan yazar, maç vardır takımın bayrağını koyar... Şimdi bu 40larında yönetici olmuş abiler ablalar... Gerçi aralarında muhteşem olanlar var tabii, benim bir yöneticim vardı bombaydı o, kitaptan beğendiği bölümü okurdu ya da oradaki mülakat sorularından birini sorardı, rogar kapağı neden yuvallak? Neden kare değil? Köşegenlerden löp diye düşmesin diye cevap verince bozulmuştu bana, hımf.. Neyse sonra instagram'da ayakkabılarının selfiesini paylaşmaya başladı karma vermişti belasını.

Özlü söz paylaşalım, komikli videolar paylaşalım, hayata karşı ciddi duruşumuz olsun bıt bıt bıt.. Ben tabii ki kanaat önderi şapkamı takarak yazıyorum, olay tamamen eğlenmek üzerine ben eğlenirsem siz de eğlenirsiniz, benim canım sıkılıyorsa bana ne siz de sıkılacaksınız gördüğünüz gibi hep mantıklı ve makulum.

Şimdi iş dünyasının önemli figürleri var, danışmanlar, yk cılar ne bileyim Ceo'lar falan, adam foto paylaşıyor bölge müdürlerimiz falan diye alayı sap mesela kadın çalışanı yok yanında, yok halı hediye edilmiş yok bugün orada kar varmış falan... Nedensiz yere aklıma ibb Kadir Topbaş'ın filmi geldi, al! Düdük, ben yaptım...diyordu hani. Tespit yapanlar var sevmek sevmekse sevmek sevmemektir, bugün elçilikteki yemekte dostlarla buluştuk falan.. Bir de diğer taraftakiler var, mami onlar harika. İnsan gerçekten hayret ediyor, yazmayın lan valla yazmayın, kurumsal iletişimden birini bulun bu davarlığın sonu gelsin, sen CEO'sun büyük düşün, big picture bebeğim, çene ishali olmuş gibi ne bu? 

İyi ki 140 karakter hacı, düşünsene hem görsel paylaşıp hem sınırsız yazı olsa siyasi figürler evlat olsa sevilmezdi yahu.

Boğ bizi! Dataya boğ bizi, blog yazılarına boğ, reklama boğ, haberlere boğ bizi, rt yap, at fav'a bekle,  vali mutluyu bazen komik buluyorum, taksim  isengard'a döndüğünden beri kendisi benim için saruman'dır.. Sorry X'ler ve hatta BB'ler çare şimdilik vay cen, yaratıcılık bizde, şakalar bizde, gidin çocuk falan büyütün...

O değil de ne zaman çıkacak benim ropörtajım



İlişki durumu: bu sevdalar boşuna ley bu sevdalar boşuna

Ruh halim: Luka İncil'de İsa'nın alçak gönüllülüğüne vurgu yaparken Matta yüce Krallığı'ndan bahseder zira ikisinin hitap ettiği kesim farklıdır... hah işte kayışı kopardım Coco ile teolojiye giriş.

Mesela çok beğendiğim bir cikleme

@mortifera: Türkiye'deki her büyük şirketin üst düzey yöneticilerinin "Sosyal medyada davarlık gizleme eğitimi" alması gerekiyor.

Harikulade işyeri isimleri


Beyin terk

13 Aralık 2013 Cuma

The hobbit the desolation of Smaug

Evdeyken sabahın ilk ışıkları ve ilk seansında izleyecektim lakin, akşam 21:00 seansına yer buldum hacı, plaza insanıyım ben işimdeyim gücümdeyim...


Spoylır******

Erebor
Legolas
Legolas'ın babası kalp ben ve aşırı teatral tavır
Battal Gazi'yi aratmayan nehirde ork-elf-cüce savaşları
Gandalf'ın clementine gibi bir baloncukta sauron'a karşı koyuşu
Adeta kı,tan uydurma elf kızı bi' Arwen değil
Benedict-martin etkisi smaug vs. Bilbo
İlk filme göre çok daha lezzetli bir görsel akıcılık, görüntü kalitesi falan lakin robotik biraz
Lakin tüm kahramanlar yaşlanmış hacı 
Karanlık tema ve Erebor un ihtişamı, altınlar ve arkentaşı
Radagast'ın çıkışı ve ödümün kopuşu
Titanlar'ın Zeus U da her yerden çıkıyor
Ayrıca Sting hikayesi var bilmeyenler içün anlatayım şarkıcı Sting adını bilbo'nun kılıcından alır.
Legolas'ın gimli'nin resmini gördüğündeki tepkisi yarılma garantili, 
Elf cüce aşkı iğrenç, bu ne ya, kitaba Sadık kalmadın götünden element uydurma bari, ırkları karıştırıp zebra mı üreteceksin...

Uykum var daha sonra anlatırım.




Uykum bitti anlatıyorum, spoylır üstüne spoiler var




smaug görsel sanatlar tarihinin görüp görebileceğiniz en sağlam animasyonu yapılmış dragonu olmuş, ok abartımış olabilirim ama olmuş bu.
smaug'u seslendiren benedict cumberbatch biz faniler onu BBC yapımı Sherlock'tan tanırız ben zaten o halini pek severim e biliyorsunuz bilbo aynı dizide watson yani the blogger one :)

Ejderha tüm zamanların en iyi ejderhası olmaya aday dragon mu desem acaba? Efem bu yaratıklar altına düşkündür, neredeyse tapar zaten filmin geneline bakıldığında bilbo yüzük kıymetlimiss precious durumu incelikle işlenmiş, irade kısmındaki vurgu splendid, kendine hakim olma örümcek ve bilbo aksiyonun da o benim kıymetlim dediği sahne tekrar tekrar izlenmeli. Bana ait olan benimdir hacı çok net.

peter jackson bu işi en iyi yapabilecek adam, runik harflerle filmin adının yazması ve melodinin başlaması ile zaten orta dünyaya dalıyorum normal dünya benim için yok, ilk dakikada cameosunu yapıyor, sıçrayan Midilli olmuş sana hoplayan Midilli, kuyutorman! Olmuş sana kuytuorman, çeviriyi yapan gerizekalıya selam olsun, bari lotr uzmanı olan birine yaptırsaydınız şu işi.



Legolas bilen bilir anlattım daha önce Orlando'yu günahım kadar sevmem, kepçe kulaklının önde gideni lakin Legolas hali platin uzun saç, elfish haller, ok atmalar yani figür olarak hastasıyımdır, bu filmde babasını da ayrıca seviyorum. Thranduil adam gibi adamsın Lee Pace ama tavır çok teatral, tutkusunu adeta bir kenneth branaghvari bir üslup ile canlandırıyor ayrıca thorin ile pazarlık yaparken harvey dent'e bağlamak yüzünün yarısının yanması nedir. Ama elfler snobdur hacı, severim egolarını, yakın zamanda elf beyi kaybettim acım büyük. Ve evet maalesef Legolas eski yumurta gibi Legolas değil, yaşlanmış makyaj bile sırıtıyor yer yer, kralın oğlu ile sefil orman elfi bir olur mu, olmadı cüce ile elf aşk Yaşar mı lan!!! Midem bulandı.



evangeline lily bir Arwen değil sorry. Kızıl saçlı elf? Yeşil urbalar, sherwood ormanına çevirdiniz filmi, neyse...

Bakın tanıştırayım bu Sting :) şarkıcı olanın adını aldığı elf kılıcı, ork gelince parlar...


gandalf'ın dol guldur sahneleri, karanlık dark side tarafı çoğoş anlatmış, sauron'u sauron'un gözünde görmek ve gandalf ile sauron'un mücadelesi, gandalf'ı büyü yaparken izlemeye bayılanlar içün epik olarak tasvirlenebilir. 

fıçı sahneleri evet hımmm bombur falan, sonra Legolas I'n cüce kafaları üzerinde tek ayak üstü nehir yolculuğu ve ok atmalar, dönerek kafa kesmeler, racon kesmeler.

Hobbit çocuk kitabı lotr büyüklere masallar, 300 sayfalık kitaptan 3 film işime gelir tabi o nedenle Tello uydurma karakterler, senaryoya eklenmiş olabilir ve her türlü beğenme hakkı tasarrufumdadır hacı, izlerim kime ne, hatta 6 film olup DVD seti tamamlandığında 1 günümü onlara ayırıp bayılana kadar izleyeceğim. Orta dünya candır.

Bir başka karakter vali, stephen fry Dr. House'un kankası Sherlock'un rdj vers. abisi olarak tanırız, göl halkı başka bir zamanın başka bir evrenin halkı gibiydi, zenciler vardı hacı çikolata renkli insanlar işte. Bard olarak da Zeus'u izliyoruz işte...

o değil de smaug uyandığı vakit bilbo'nun yere çökme vasıtasıyla sıçış vaziyeti şahaneydi. Evet şimdi de son filme hazırım, belki imax'de 2yi tekrar izlerim, 


Orta dünyanızın Coco'su.

9 yüzük dövüldü hacı sen ne diyorsun 





İlk Günden İşe mi Gidilir Aşkım?



İlk günden işe mi gidilir? Size gerizekalı Generation Y(vay cen) taklidi yaptım.

Kaptanın seyirdefteri yıldız tarihi 1711201313011107
Star Trek, izlemek isteyenler için digiturk sci-fi kanalında hacı, TRT dublajlı haliyle çok şahane.

Trafik yoktu bugün, erken geldim, starbucks'tan hot çaklıtımı aldım sosyalleşme alanında plaza insanı kimliğime büründüm, iyi gidiyor her şey alıştım, bir yandan dizi izleyip bir yandan yazıyorum işte, sadece bazen...

Sevgili günlük,

Telefon çaldı, tabiisi acı acı değil telefon niye acı acı çalsın çok saçma bu tanımlamalar. Arayan danışman, merhabaaaaaaaaa nasılsınızzzzzzzz diye konuşmaya başladı. Merabaaaaaa çok iyiyimmmmmm diye cevap verdim bu 3. şirketti yönlendirdiği diğer 2 pozisyon dondurulmuştu, kısmet şekerim napalım.

Neyse şu anda görüştüğüm pozisyon için 2 tarafta da olumlu ilerleyen bir süreç olduğunu protokoller hazırlandıktan sonra iş teklifi için tekrar arayacağını iletti.
Zaman zaman zaman zaman ooooooooo ne zaman.
Zaten bekliyordum, yani hem bekliyordum hem de bekliyordum. Görüşmelerin sonuçlanması 2 ayı buldu, bu noktada en uzun mülakat maratonum olduğunu söyleyebilirim aslında bir tane daha vardı öyle çok önceden bir banka için 6 görüşme ile rekor yine benimdi ama 1,5 ayda sonuçlanmıştı, benden şube personeli olmazdı hacı, saçmalıyorlardı.
Tek adayları olduğumu biliyordum, sezgisel bir başarım var bu konuda, bak o konu çok derinlikli, beyin arka planda geçmiş tecrübeleri falan işliyor ama sen yüzeyde bunu anlayamıyorsun ama seziyorsun. Muhteşem ve Ece ile çalıştığım şirkette de böyle olmuştu, tek adaylarıydım, i'm sexy and i know it'tim biliyordum işte. Neyse mutlu son oldu işte, teklif yaptılar, bende ok yea dedim.

O karakule değil yanlış karakule oldu...evrene mesajı yanlış vermişim yandan yedim


Bu güzel haberi kiminle paylaşabilirim?

Tabii ki Lucas'ı arayacaktım hemen, uzun dönemden beri işsizdim yani bilinçli bir tercih aslında ama tüm sıkıntıyı o çekmişti, çalışırken de o hep yanımdaydı, konuştuğumda da sustuğumda da, uyuz olduğumda ona çemkirmiştim, üzüldüğümde ona mızırdanmıştım, kendine gel toparlan demişti kibar bir şekilde, hallerim geldiğinde falan jellybone alıyordu, eee şimdi tabii ki onu arayacaktım. Ama aramadım çünkü artık görüşmüyorduk, çünkü kendisi aramızda duygusal bir şey olmamasına karar vermişti. Evet evet benim superheromdu one&only ama kader ağlarını örmüştü, süper kahramanlarımızı bir ayrılık bekliyordu, yaw he he bu yaşananlarda hiç duygusal bir yanı yoktu, hııııı flört falan değildi, doğru o yüzden birbirimizi kıskanıyorduk, sahipleniyorduk falan, tartışıyorduk falan..evet evet duygusal hiç bir şey yoktu aramızda, iki duygusal angutun hikayesini izlediniz, adı konmamış ilişkiler ve belirsizlik üzerine yanlış yönde quantum sıçramalar. Ben onu seviyordum, o mu? Hayır o beni sevmiyordu, bana maymun demişti çünkü bana aşıktı, bu konuda bir şey yazmayayım alem ona hastaydı, bence ben de herkes gibiydim artık. Yoo onu hala seviyordum ama kızgındım. Beni üzdüğü için kendini kötü hissetmeliydi, saçma sapan  şeyler için değil, mesela günün en alakasız yerinde aklına gelmeliydim, tırnağım kırıldığı için parmağımı öptüğünü hatırlamalıydı, yumurtalı patatesi, Alper Kamu'yu, futbolu çok sevdiğimi, futboldan nefret ettiğimi, en iyi tatil arkadaşı olduğumu, Türk kahvesini şekerli sevdiğimi, hangi vaz vuz yemeği yiyorumu, kokoreçi ya da yaren isimli kaşarı, konuşurken sohbeti birden 2 level yukarı çektiğimi, bazı şeylerin cevher olmadığını, hobbitleri cüce efendileri, ironman'i Loki'yi , ninja kaplumbağalarında rafayel'i(rafayel değil donatello), o değil de çok acayip olduğumu falan anlatabiliyor muyum? Hey Lucas, bunları okumadığını biliyorum love ve o nedenle istediğim gibi saçmalayabilirim.

Madem öyle, bu haberi paylaşmak için Ece'yi aradım, moruk böyleyken böyle büyükbaşların ligine geri döndüm. Sonra Muhteşem'i aradım, o da bu ara yoğun görüşmelerde, zaten ilan patlaması var siz başvurmasınız da danışmanlık şirketleri ulaşıyor bir şekilde oturup kelle avını anlatacak değilim. Ufukta yeni bir pozisyon olduğunda konuyu değerlendireceğim bir kaç kişi var. Noldu sessizsin bu ara dedi, "monşer moralim bozuk gülmeli, ironili kişisel ileti paylaşabilecek durumda değilim" dedim, gördüğünüz gibi arkadaşlarımın gözünden hiçbir şey kaçmıyor, "anladım bir şeyler olduğunu" dedi.




Coco: son öküz paratoneriAlso;Coco: yengeç tabağı-en iyi yengeç ölü yengeçtir

İlginçtir Bulut aradı o gün, uzun bir aradan sonra yani vay efendim linkedinde bir video beğenmişim de, o kitabı almayı düşünüyormuş da, kız arkadaşı ciddi düşünüyormuş da, o istemiyormuş ha bir de yengeçlikten istifa etmiş, nasıl olacaksa böyle bir şey. Ben ne yapıyormuşum, neden kahve içmeye ofisine gitmiyormuşum, uyuz uyuz evde oturuyormuşum, gelseymişim ya...telefon acı acı değil ama garip garip çaldı o gün, neden yengeçlere kötü davranıyorsun dedi bana, teyallam, ya ben sana hiç kötü davrandım mı ki? Sadece seni şirketten dehledik ama kusura bakma o da HQ isteği YK kararı falan, bu noktada yıllar sonra gelen korkunç aydınlanma anı, sonny'de yengeçti, ateş'te yengeçti oha herkes yengeçti Doan hariç o aslandı, konumuz burçlar değildi, durup dururken kitap bahanesiyle neden arıyor ki? Önce Muhteşem'e sordum ne bu diye, dm'den değil de telefondan mı yürüyor? 
Ece'ye sordum sonra sana kur mu yapıyor dedi, selam verip kapatmadı ki, yok sen ezdin di mi falan yok efendim çok ışıldamışım yok bilmem ne, hayır ayrıca ben niye ofisine gidiyorum, şu anda çok önemli bir ıvır zıvır şirketinde ıvırcıbaşı, hayır neden nötr bir alanda görüşmüyoruz, çok yoğunum bu ara bakarız dedim( ben, ben ben, Coco, bakarızlı cümle kurdum, demek böyle oluyordu, bana tüm bakarız diyenlerin şimdi nasıl bir kafaları olduğunu anladım, güzel kafaymış).

Sonra Atlas FB'da CHP Kadıköy ilçe teşkilatında check in yaptı ki bu gerçekten ironinin tavan yaptığı çok humorlu bir durumdu. Atlasgül Kadıköy'den doğan güneş göndermesini yaptım cevap "hahaha Salak, çok güldüm" dü, haberi verdim bunu kutlamalıydık. Önümüzdeki haftalarda Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi vardı giren çıkanın ve kale direğinin kime gitmesi gerekliliğini konuşup hayvanca güldük, idler, idlerimiz, egolarımız... (Berabere kalıp biz yendik, i hate futbol, U know).

 Aslında ilk günden işe gitmek zorunda olmasam şahaneydi bu haber. Evimden alacaklardı, özel şöförüm vardı mmmmhhh yaşasın protokol günleri( özel şöförüm yoktu Akbil vermişlerdi:p şaka şaka, uçak verdiler lan, uçakla işe gideceğim). Kabul etme nedenlerimden biri beni çok zorlayacak olmasıydı, kaos beni besliyor daha önce de anlattım, yoğunluk, seyahatler, hava limanında uyumalar,  zamanın kısıtlı olması bunlar önemli, benefits... Hem aklımı koruyacaktı hem de düşünmeye fırsatım olmayacaktı, hıııı hafıza faktörünü komple çıkarıyorum bu denklemden.


Her işe başlangıç öncesinde hayvani bir şekilde resim yaptığımı hatırlarsın ve yıllardır kimsenin portresini de çizmediğimi de özellikle, işte uzun zaman sonra onun karakalem portresini yapmıştım, snob burun, sonra yırttım, ezbere yüz çizebilmek ne kötüdür bir bilsen, tipik Artista şımarıklığı diyelim buna, kapris diyelim. 2 tane yarım tablo vardı onları bitirdim, kitaplarımı ayıkladım, günlükleri ulaşamayacağım yerlere kaldırdım, kitap okumalıydım sadece kitap okumalıydım bir şey düşünmemeliydim. Zaten sonra deli gibi alışverişe verdim kendimi...



İşte böyle sevgili günlük,

Domates biber, alayına gider.Alayına isyan ölümüne İK.

Efsane olduğumu biliyorsun değil mi, değişik şeyler deneyeceğim 2014'te, kolumu kırmayı düşünüyorum, kişiliğimle yeterince gündeme geldim. Kimse beni sevmiyor, so hateble bir insanım.
Tebrik için gönderilen çiçeklerden biri alerji yaptı, eşek şakası yapan arkadaşlarımdan biri de osuruk çiçeği göndermiş.

#iwannamakemanitaonaiğrençişhikayelerimianlatabilmekiçin sanırım özlemek yine kötü biri.



*Pleasure delay yani en sevdiği yemeğin sona bırakılması gibi, en sevdiği film gelmiş akşama go mongo üzeri hobbit smaug'un çorak toprakları falan var minnoş. Kukuletamı takarım.

Canım.