İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Anadolu



   Beşikler vermişim Nuh'a
   Salıncaklar, hamaklar,
   Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,
   Anadoluyum ben,
   Tanıyor musun ?

   Utanırım,
   Utanırım fıkaralıktan,
   Ele, güne karşı çıplak...
   Üşür fidelerim,
   Harmanım kesat.
   Kardeşliğin, çalışmanın,
   Beraberliğin,
   Atom güllerinin katmer açtığı,
   Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,          
   Kalmışım bir başıma,
   Bir başıma ve uzak.
   Biliyor musun ?

   Binlerce yıl sağılmışım,
   Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
   Nazlı, seher-sabah uykularımı
   Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
   Haraç salmışlar üstüme.
   Ne İskender takmışım,
   Ne şah ne sultan
   Göçüp gitmişler, gölgesiz!
   Selam etmişim dostuma
   Ve dayatmışım...
   Görüyor musun ?

   Nasıl severim bir bilsen.
   Köroğlu'yu,
   Karayılanı,
   Meçhul Askeri...
   Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
   Sonra kalem yazmaz,
   Bir nice sevda...
   Bir bilsen,
   Onlar beni nasıl severdi.
   Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı
   Minareden, barikattan,
   Selvi dalından,
   Ölüme nasıl gülerdi.
   Bilmeni mutlak isterim,
   Duyuyor musun ?
 
   Öyle yıkma kendini,
   Öyle mahzun, öyle garip...
   Nerede olursan ol,
   İçerde, dışarda, derste, sırada,
   Yürü üstüne - üstüne,
   Tükür yüzüne celladın,
   Fırsatçının, fesatçının, hayının...
   Dayan kitap ile
   Dayan iş ile.
   Tırnak ile, diş ile,
   Umut ile, sevda ile, düş ile
   Dayan rüsva etme beni.

   Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
   Namuslu, genç ellerinle.
   Kızlarım,
   Oğullarım var gelecekte,
   Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
   Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
   Gözlerinden,
   Gözlerinden öperim,
   Bir umudum sende,
   Anlıyor musun?


13 Temmuz 2016 Çarşamba

İçinden İK Geçen Kitaplar




İyi haber: 13 gün geçti ve yeni kitap almadım, bu hafta 2 kitap bitirdim.
Coconut Kalesi'nden notlar ve Adiloş Bebe'nin ninnisi.


Birisi "Kişisel Kütüphanesini/ Kitaplığını sosyal medya hesaplarında paylaşan insan en asil duygunun İK'cısıdır." demiş gibi bir gün. Hatırlayın, izleklerden biri kitap önerisi istemişti, geçen yıl da başka biri istemişti so işte geldim buradayım.
Her gün bir kitap tandanslı fotolarımı instagram'da bulabilirsiniz. Onun ötesinde işe alım, ik, görüşme, yetenek yönetimi ile ilgili bana ilham vermiş kitaplardan bir kaçı şu fotoda. En beğendim en tepede en eski ve en tırt olanlar en aşağıda, sorry.




Çocuklar komik olmayın, bazı kitapları kendime saklıyorum tabii ki. İyi okumalar.
En alttaki ikisi dışındakiler gayet okunabilir, Jack Welch ve sonrası benim için başucu eseri.

Okumayan toplumların kalbe giden damarlarından biri %90 tıkalı ve acilen anjiyoya girmesi gerekli gibidir. Cahil cahil konuşmayın.

Sevgilisi hediye diye normal kitap yerine kindle almış kahramanınız,

Coco

Yazının fon müziği: Love don't love me  şubap dübap

11 Temmuz 2016 Pazartesi

Yeni Başlayanlar İçin İş Hayatı


Ses veriyorum, doooooooooooooooo.
Bir "Kariyer, kariyer, kariyer... Adam çalışır karı yer." bölümümüze daha hoş geldiniz. Size kamyon yazısı yatağında yazı yazıyorum. Ağzıma bir avuç Ritter Sport yoğurtlu çikolata attım, mutluluktan ölebilirim. Son çikolata bükücünüz iş başında.
Belirli bir alanda uzmanlaşmak ya da generalist gibi çalışmak isteyeceğin, çok net hedeflerinin olduğu ana kadar kendini akışa bırakmanda bir beis(mahzur) görmüyorum okuyucu. Özgün işler yapma, kimsenin başaramadığı bir işi yapma, bir amaca koşma, hizmet etme, daha kalıcı bir olaya imza atma kapsam dışı.
Danışmanlık yaptığında işin içine farklı unsurlar girer, son söz müşteriye aittir, sen istediğin kadar pürüzsüz süreçler tasarla, efsane işler çıkarmaya çalış, müşterinin istekleri kadar varsın. Sana "yap, yapabilirsin, evet, istiyorum" demediği sürece(ve bununla ilgili sözleşmeyi imzalamadığı sürece) önündeki görünmez duvara toslamaya devam edeceksin. İhtiyaçlar diyorum sevgilim, müşterinin ihtiyaçları ve şu şarkıyı dinlemeye başlıyoruz. Maddeler halinde yaz dediler, hayır madde madde yazmazsam ne olacak? Haziran ayı ile birlikte geride mezuniyetleri, kep törenlerini, mezuniyet kınalarını, bayramı falan bıraktık bi'şey bi'şey oldu. Evet mini mini birler, mezun olmuş geçen yıl iş arayışı olmuş iş bulamamış(henüz) olanlara gelsin bu yazı. Normal bir insanın hayatı boyunca kullanacağı 'işe alım' ifadesi sayısını 12346 kat daha fazla kullanmış bir minnoş olarak buyursunlar efenim:

  • Senyör bir işe alımcıyken bile masa, bilgisayar, telefonu hazırlanmamış tv'de reklamları dönen şirketlerde çalışan minnoşunuz olarak diyorum ki ilk etapta buna takılmayın. İK ve Pazarlama'nın yeni oyuncağı İşveren Markası kisvesi altında bu lojistik işleri iyileştirmeye çalışıyorlar. Kalu beladan kalma laptop getirecekler size, bazen IT 1 hafta boyunca işinizi halletmeyecek, size kullanıcı hatası muamelesi yapacak. Easy Champion.
  • Organizasyon şemasını oku, yut, prosedürlere bak, web sayfasını falan hatim et, kıyafet kodu, yas durumu, nükleer saldırıda yapılacaklar, cuma şıklığı/casual friday,  CEO ile asansörde karşılaşırsan cool durma falan bunların hepsini bil. 
  • Unutma 1 metrekarelik alan içinde en süper sensin, seni o yüzden işe aldılar, doğru taktik plan ve stratejiyle neler yaparsın uvvvvvv, Monopoly oynadın mı hiç, oyna çok keyifli. 
  • Geliş lan köylü, yıl içerisinde sana eğitim atayacaklar, genelde hafta sonu olur, gideceksin, bireysel aldığında daha pahalı bunu düşünerek gelişebilirsin. İnanırsan sen de süper kahraman olabilirsin ama bu başka bir yazının konusu. 
  • Hiyerarşiyi anla, diğer departman yöneticilerini tanı ve yaklaşımlarını anlamaya çalış, senin departmanının repütasyonu nasıl, sizin kabile nasıl hareket ediyor öğren, tanımadığın insanlar hakkında tespit yaparken dikkat et, çevrendekilerden biri onunla yatıyor olabilir. 
  • Söz gümüşse sükut altındır, ağzından çıkacakları filtrele, nasıl olsa sen de aynılaşacak ve şirkete ayak uyduracaksın o zamana kadar frene basmakta fayda var. 
  • İşine saygı duy. Saygı duyacağın işi yap demiyorum, duygusal düşünmene gerek yok. Sadece işini çok iyi yap. n-1 yöneticilerden çok etkili bir teyze bir gün gelip tüm İK'nın içinde çalışan ilişkileri müdürünü yerin dibine sokmuştu, lütfen işini iyi yap.
  • Vazgeçilmez olma terfi alamazsın düşüncesi çok primitif, patron firmalarında çalışmak plaza köleliğine bakıldığında benim için daha zor. 10K üzeri çalışanı olan yerlerde sistem biraz daha oturmuştur. 
  • Kendine hedefler belirle, bir takvim yılı sonrasında, 3-5 yıl sonrasında ne yapmak istiyorsun, bu şirkette kalırsan eğer farklı bir departmanda olmak ister misin, bu seni mutlu edecek mi gibi soruları performans dönemi gelmeden netleştir lütfen, kafan açılsın biraz. 
  • Dinle, öğren, karışma unless sana ihtiyaç duyacakları o eşsiz ana kadar. Arada İngilizce sözcük kullanıyor olmam sadece ve sadece Plaza Türkçesi'ne bir gönderme or Britanya'nın köpeği de olabilirim. 
  • Eser miktarda cc-bcc kullan, eğer sen de istersen bir #ccqueen bir #bccking olabilirsin.
  • İnsanlarla ilişkilerini yönetirken "Allah da onu öyle yaratmış." düşüncesi biraz hafiflemeni sağlar, inanmıyorsan da yerine kozmoz koy. Yani karşındaki kendini geliştirip OÇ'lukta bir üst levele geçmiş olabilir ama ne sen Leylasın ne de ben Psikiyatr. Hatırla, onlar da senin gibi envanterlerden, görüşmelerden falan geçti.
  • Daha önce deneyimlemediğin bir işi yaparken O iş bende! gibi güçlü ve kıro ifadeler yerine  "deneyeceğim, daha önce yapmadım, bu konuda yardıma ihtiyacım olabilir." gibi şeyler söyle. Dönmezse zaten hiç senin olmamıştır. 
  • Mümkünse kadın ol, erkekler genelde pantolon, gömleki, ceket, kravat falan giyer. Kadınlar öyle mi etek, parmak arası terlik, mini elbise falan giyer böyle püfür püfür... Şaka yaptım tabii, sen hiç bankada staj falan da yapmadın galiba. Kadın olma ya, bu ülkede kadın olmak çok zor. 


Evet, gidiyorum, kaplumbağayı gezdirmem lazım. Bir sonraki yazıda canım isterse iş yaşamının yazılı olmayan kurallarından bahsedeceğim.

Aluminyum folyo kağıdından astronot kıyafeti yapanların kahramanı,
Coco